• consulting@dkn.com.tr
  • +90 212 293 90 00

KDV’de indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilecektir.

Numarası : 2019 / 5

Tarihi : 18.2.2019

15 Şubat 2019 tarihli ve 30687 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "23 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" ile KDV indirim ve iade uygulamasına ilişkin önemli düzenlemeler yapılmıştır.

Bu sirkülerimizde, Tebliğ ile yapılan düzenlemelere ilişkin özet açıklamalara yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: kısmi istisna, indirimli oran, vergiyi doğuran olay, takvim yılı, KDV iadesi

Tebliğ ile yapılan düzenlemelerden öne çıkan hususlar aşağıda özetlenmiştir.

1- KDV’de indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilecektir.

KDV Kanununun “Vergi İndirimi” başlıklı 29’uncu maddesinde yer alan KDV indiriminde takvim yılı sınırı, 1 Ocak 2019 tarihinden geçerli olmak üzere takip eden takvim yılı sonuna kadar uzatılmıştır. Böylece, fatura tarihi ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı gözetilmeksizin takip eden takvim yılı içerisinde de indirim hakkının kullanılması mümkün hale gelmiştir.

Tebliğde; 2018 takvim yılına ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait belgelerin 2019 takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili defterlere kaydedilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen KDV tutarlarının indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir.

2- Tam istisna ve kısmi tevkifat kapsamında yapılacak KDV iadelerinde iade talep süresine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde, Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile (17/4-s) maddesi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilebileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV’nin, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştı.

Anılan Düzenleme kapsamında tam istisna kapsamındaki teslimlere ilişkin iade taleplerine ilişkin başvuruların, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde istisnaya ilişkin yüklenilen KDV sütununu doldurularak en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurulması gerekmektedir.

Kısmi tevkifat uygulanan işlemlerine ilişkin iade taleplerine ilişkin başvuruların, tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde iadeye konu olan KDV alanında beyan edilerek, en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine yapılması gerekmektedir.

3- Kısmi istisna kapsamında olan bazı teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirimine imkân sağlanmıştır.

KDV Kanununun “İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi” başlıklı 30’uncu maddesinde değişiklik yapılarak kısmi istisna kapsamında olan bazı teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirimine imkân sağlanmıştı. Tebliğ düzenlemesiyle, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren kısmi istisna kapsamında yapılan bu işlemlere ilişkin yüklenilen KDV’nin indirilebileceği, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilemeyeceği açıklanmıştır.

Söz konusu Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.