• consulting@dkn.com.tr
  • +90 212 293 90 00

Sermayenin Kaybı Ve Borca Batık Olma Durumu

Numarası : 2018 / 16

Tarihi : 15.9.2018

Halka açık olmayan anonim ve limited şirketler ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin “sermayenin kaybı”  ve “borca batık olma” durumlarında uyacakları usul ve esaslara yönelik düzenlemeleri içeren Tebliğ yayınlandı.  Söz konusu tebliğ ile sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmayabileceğine ilişkin geçici bir hüküm konulmuştur.

Bu sirkülerimizde şirketlerin yönetim ve temsilinden sorumlu olanların, sermaye kaybı ve borca batıklık hallerinde ortaya çıkan sorumlulukları ele alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: borca batık olma, kur farkı, sermaye kaybı

15 Eylül 2018 tarihli ve 30536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” ile halka açık olmayan anonim ve limited şirketler ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin “sermayenin kaybı”  ve “borca batık olma” durumlarında uyacakları usul ve esaslara yer verilmiştir.  Söz konusu tebliğ ile sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmayabileceğine ilişkin geçici bir hüküm konulmuştur.

Bilindiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesinde; sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının veya üçte ikisinin karşılıksız kalması halinde yönetim kurulunun görevleri ile şirketin “borca batık” olması, yani şirket aktiflerinin şirketin borç ve taahhütlerini karşılayamaması durumunda uygulanacak kurallar düzenlenmektedir.

Yayımlanan bu Tebliğde ise halka açık olmayan anonim ve limited şirketler ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin, sermayenin kaybı ve borca batık olma durumlarında uyacakları usul ve esaslara yer verilmiştir.

Söz konusu Tebliğde aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde, toplantıya çağrılan genel kurul aşağıdaki durumlardan birine karar verebilir:

Sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve sermaye azaltımı yapılmasına

Sermayenin tamamlanmasına

Sermayenin artırılmasına

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde genel kurulun Kanunda belirtilen tedbirlerden birine karar vermemesi halinde şirket kendiliğinden sona erer. Bu şekilde sona eren şirketin tasfiye işlemleri, Kanunda belirtildiği gibi yürütülür.

Şirketin yönetim organı hem işletmenin devamlılığı esasına hem de aktiflerin muhtemel satış değerlerine göre çıkarılan ara bilânço üzerinden aktiflerin şirket alacaklarını karşılamaya yetmediğine karar vermesi ve Kanunda belirtilen tedbirleri almaması halinde şirketin iflası için mahkemeye başvurur.

Sermaye kaybı veya borca batık durumda olan bir şirket, kaybolan sermayeyi karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edilebilen öz varlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilir.

Genel kurul tarafından sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması ile birlikte eş zamanlı olarak istenilen tutarda artırımına karar verilebilir. Sermayenin azaltılması işlemi ile birlikte eş zamanlı sermaye artırımında artırılan sermayenin en az dörtte birinin ödenmesi şarttır.

Genel kurul tarafından sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması yoluna gidilmeden sermaye artırımına karar verilebilir. Bu şekilde yapılacak sermaye artırımında sermayenin en az yarısını karşılayacak tutarın tescilden önce ödenmesi zorunludur.

Finansal tabloların düzenlenmesinde ihtiyari olarak Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanmasının tercih edilmesi halinde, şirketlerin sermaye kaybı veya borca batık olma durumlarının bu şekilde hazırlanan finansal tablolar üzerinden değerlendirilecektir.

1 Ocak 2023 tarihine kadar, Kanunun 376’ncı maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararları dikkate alınmayabilecektir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ

Saygılarımızla

Bu sirkülerlerde yer alan ifadeler; ilgili Kanun, Tebliğ veya Kararda yer alan düzenlemeler hakkında özet ve genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Sirkülerlerde yer alan bilgilerin sağlıklı bir şekilde uygulanması noktasında bizimle irtibata geçmeniz tavsiye edilir.