• consulting@dkn.com.tr
  • +90 212 293 90 00

Taşınmazlarda Yeniden Değerleme

Numarası : 2018 / 2

Tarihi : 20.8.2018

Taşınmazların yeniden değerlemesine ilişkin Vergi Usul Kanunu’na geçici 31’inci madde[1] eklenmiştir. Madde hükmüne göre; tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih (25 Mayıs 2018) itibariyle aktiflerine kayıtlı bulunan taşınmazlarını 30 Eylül 2018 tarihine kadar yeniden değerleyebilecektir.

Anahtar kelimeler: vergi avantajı, taşınmaz, gayrimenkul ticareti, taşınmazların yeniden değerlemesi, özel fon hesabı,

Özellikle uzun süreden beri işletme aktifinde bulunan ve kısa vadede elden çıkarılması düşünülen taşınmazlar için bu uygulamadan yararlanılması işletmelere önemli derecede vergisel avantaj sağlayacaktır. Gayrimenkul satış kazancı istisnasından yararlanacak mükellefler için bile maliyet bedeli ile satış tutarı arasındaki kârın sadece yarısı vergiden istisna olduğundan bu kazanç tutarı üzerindeki vergi yükü 2018 yılı için %11’e düşmektedir. Bu uygulamadan yararlanılması durumunda ise yararlanılan tutar için %11 yerine %5’lik bir vergi yükü doğmaktadır. Ocak 2005’te 100.000 TL olan bir taşınmazın maliyeti bu uygulama sonrasında yaklaşık 300.000 TL’ye çıkmaktadır. Taşınmazın kısa sürede elden çıkarılması durumunda (300 – 100 =) 200.000 TL’lik bir satış kazancı için 22.000 TL vergi vermek yerine 10.000 TL’lik peşin vergi verilmesi gerekmektedir. Ayrıca söz konusu uygulamadan gayrimenkul ticaretiyle uğraşan mükelleflerin de yararlanması öngörülmüştür.

Uygulamanın usul ve esasları 6 Temmuz 2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 500 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi uyarınca enflasyon düzeltmesi en son 2004 yılında yapılmış olup, bu tarihten sonra anılan maddenin aradığı şartlar oluşmadığı için mükelleflerin aktiflerinde yer alan taşınmazlar bilançolarında 2004 yılındaki değerlenmiş tutarları ile bulunmaktadır.

Söz konusu Kanun ve Tebliğ hükümlerince;

-25 Mayıs 2018 tarihi itibariyle aktife kayıtlı bulunan taşınmazlar (tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli hak niteliğindeki üst hakları dâhil) bakımından söz konusu uygulamadan yararlanılabilir. Boş arazi ve arsalar da yeniden değerlemeye tabi tutulabilecektir.

-Yeniden değerleme yapılması zorunlu olmayıp, bilanço esasına göre defter tutan tam mükellefler arasından arzu edenler uygulamadan yararlanabilecektir.

-Finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları, işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilen mükellefler bu uygulamadan yararlanamazlar.

-Mükellefler 25 Mayıs 2018 tarihi itibariyle yasal defter kayıtlarında yer alan taşınmazların tamamı veya bir kısmı için bu uygulamadan yararlanılabilecektir.

-Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlara ait birikmiş amortismanlar da taşınmaza uygulanan katsayı ile yeniden değerlemeye tabi tutulacaktır.

-Amortismana tabi taşınmazlar için amortismanın herhangi bir yılda eksik ayrılması veya hiç ayrılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak değer bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenecektir.

-Yeniden değerleme neticesinde pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarı üzerinden %5 oranında hesaplanan vergi, yeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın 25’inci günü akşamına kadar gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilecek ve aynı süre içerisinde ödenecektir.

-%5 oranında hesaplanan bu vergi, gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilmeyeceği gibi gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak da dikkate alınamaz.

-Değer artışı üzerinden %5 oranında hesaplanan verginin zamanında beyan edilmemesi veya tahakkuk eden verginin süresinde ödenmemesi halinde uygulama hükümlerinden faydalanılamayacaktır.

-Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

-Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazın elden çıkarılması halinde özel fonlarda yer alan değer artışları kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

* 500 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

Saygılarımızla.


[1] 25 Mayıs 2018 tarih ve 30431 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7144 Sayılı Kanun’un 5. maddesiyle eklenen VUK geçici 31. madde.